Farklılıklar,Farklılaştıranlar..

Duygularımızı belli edemeyiz çoğu zaman.Öyle değil mi?İçimizde bir yerlerdedir ancak belli etmesi ya da dışa aktarması biraz güçleşir genelde insanlar için.İfade problem değildir gerçekte.Problem yapan bizlerizdir.

Bazen de bir ilham kaynağı bekleriz ya da bir yerden güç kuvvet sağlarız kendimize belli edebilmek için.

Konuyu biraz daha açalım:

Duygusallığı kavram olarak düşünürsek eğer aklımıza gelecek olan ilk şey “sevgi” olur.Sevgiye muhtaç kalmak ne kadar kötü bir durum.Sokaklarda yatıp-kalkan insanları bir düşünsenize.Ya da Filistin’de ailesini kaybetmiş bir çocuğu.Kimbilir aklında neler tasarlıyordur;”Babam bir daha işe gidemeyecek”,”ağabeyimle bir defa daha kavga edemeyeceğiz”,”anneme bir daha sımsıkı sarılamayacağım”.Onlar için hayatı zorlaştıran şeyler o kadar büyük ki.

Sokaktaki kimsesiz çocuklar kötü taraflara sürüklenmese,madde bağımlısı olmaya alıştırılmasa kimbilir ne kadar sevgi dolu olurlardı.Bir el uzansa,sevgi gösterilse onlara da.Ama kimse ana-baba gibi olur mu?Tabii olmaz.Onları bu yöne itekleyen ana-babaları idam cezasına çarptırmak lazım.Kimbilir belki de sevgi görmemişlerdir hiç ailelerinden.Terkedilmişlerdir..

 Bizse; bir elimiz yağda,diğeri baldayken daha fazlasını istiyoruz.Ne haddimize düşer o insanları göz önüne aldıktan sonra daha fazlasını istemek?Allah’ın bize verdiğinden daha çok istemek!  Nankörüz..Evet biz insanlar nankörüz..

*

 Sevgi bazen türüne göre de değişir.İnsanın insana duyduğu sevgi başka,Yüce Allah(c.c) sevgisi bambaşkadır.Sevgilerin en güzeli “o”dur.”O”nu yaşamak.Farketmek.Tahkiki iman için çalışmak.Ona gösterebileceğimiz sevgiler ne kadar çoktur.”O”nun  sevgisi ne yücedir ki,herkesin gönlüne göre verir herşeyi.Yüreğine göre.Sevgisine göre..

Allah’ın sevgili kullarından olmak isteriz hep.Bunun içindir gayemiz de zaten.”O”nun uğruna yaşarız.Bizi Dünya’ya getiren de “o”,alacak olan da “o”.

*

 Peki biz ne kadar Müslüman’ız?Müslüman’ız Elhamdülillah, ancak hepimiz dinimizin gereğini yapıyor muyuz?Haramdan,günahtan ne kadar uzağız,ne kadar yakınız?Hepsini bizden sorgulayacaklar.

*

Allah inanacağımız en büyük dostumuz.O bizim Mevla’mız.Yücemiz.Onu seveceğiz tabii.Tek sığınağımız Mevla’mız.Hayatta daimi kalacak olan,bizimle birlikte olacak olan Mevla’mız.Bizi bu Dünya’dan götürecek olan yine Mevla’mız..

*

Hadi bir de çok tartışılan şu konuyu konuşalım:

“Allah siyasette yoktur” der birtakım insanlar.Bu nasıl bir cümledir Ey Ya Rabb! Nasıl olmasın?O her yerde değil mi?Her yaptığımızı görmüyor mu?Elbet görüyor ve biliyor! Siyasette nasıl Allah yok dersin, kafir?! Siyasette de dinde de Yüce Mevla’mız vardır.Her yaptığımızı bilir görür.

“Allah her şeyde vardır,ama siyasette olamaz.Giremez.Bunlar dini kullananlardır”diye asıl ‘dini kullananlar’ da vardır.Özetle açıklayalım ki,”Dini siyasete değil,siyaseti dine uydururuz”.Dinimizin gereğini yapmaya çalışırız çünkü.

*

Peki ya okullarda başörtüyü kabul etmeyenlere ne demeli?! İnsanların özgürlüğünü kısıtlamak değil midir bu?Özgürlük için kendilerini yırtar birtakım insan sayılabilecek kişiler.Bu mudur özgürlük,bu mudur çağdaşlık?! Bir de “Çarşafa,türbana hayır”diye absürt sloganlar oluşturanlar da var.Onlara ne söylenmeli?!

O halde ben de şu anda bir slogan oluşturuyorum:”Batılılara,İslam karşıtlarına hayır!!! ”

 
ELİF KARACAN

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !